Kediler Kokuyu Neden Ağzı Aralık Alır? Flehmen Tepkisi
Kedinin ağzını aralayıp donakalması bir tiksinme değil, kokuyu ikinci bir organla çözümleme işlemidir. Flehmen tepkisi ve kedilerin koku haritası nasıl çalışır?
Taylan Ekim 4 dk okuma
Kedisiyle yaşayan hemen herkes o tuhaf anı görmüştür: kedi bir noktayı uzun uzun kokladıktan sonra aniden durur, ağzını hafifçe aralar, üst dudağını yukarı kıvırır ve birkaç saniye boyunca donakalmış gibi bekler. Bu ifade çoğu kişiye şaşkınlık, iğrenme ya da hoşnutsuzluk gibi görünür. Oysa kedinin yaptığı şey bir tepki değil, bir işlemdir. Kokuyu daha ayrıntılı çözümlemek için burnunun yanı sıra ağzının damağındaki ikinci bir sistemi devreye sokmaktadır.
Ağzı Aralık Koklamanın Adı: Flehmen
Bu davranış hayvan davranışı literatüründe flehmen tepkisi olarak bilinir. Yalnızca kedilere özgü değildir; atlarda, keçilerde, koyunlarda, geyiklerde ve daha birçok memelide görülür. Atların üst dudaklarını kaldırarak sırıtır gibi durması aynı mekanizmanın çok daha görünür hâlidir. Kedilerde ise hareket daha ölçülüdür: ağız az açılır, dil damağa yakın konumlanır ve hayvan birkaç saniye hareketsiz kalır. Bu duraksama, kokunun işlenmesi için gereken süredir.
Flehmen sırasında kedinin gözlerinin boşluğa dalması, aslında dikkatinin dağılması değil, tersine yoğunlaşmasıdır. Vücut bu esnada hareketi en aza indirir; çünkü hedeflenen şey, ağız boşluğuna alınan havanın belirli bir yapıya ulaşmasıdır. Bu yüzden kediyi o anda seslenerek ya da dokunarak bölmek işlemi yarıda kesecektir. Kısa bir süre beklemek, kedinin kendi ritminde tamamlamasına izin verir ve genellikle birkaç saniyeden uzun sürmez.
Damaktaki İkinci Koku Organı
Memelilerin çoğunda, burun boşluğunun tabanında, ön dişlerin hemen gerisine denk gelen bölgede küçük bir yapı bulunur. Vomeronazal organ ya da Jacobson organı denen bu yapı, burnun aldığı sıradan kokulardan farklı bir grup molekülü algılamaya yöneliktir. Kedi ağzını araladığında havayı bu organa ulaştıran kanallara yönlendirir. Yani flehmen, kokuyu "ağızla tatmak" değil, kokuyu ikinci bir kanaldan geçirerek daha özel bir bilgi elde etmektir.
Bu ikinci sistemin çözdüğü bilgi, kedinin sosyal dünyasını okumasını sağlar. Bölgeye başka bir kedinin uğrayıp uğramadığı, o kedinin tanıdık mı yabancı mı olduğu, üreme dönemine dair işaretler ve bölgenin ne kadar zaman önce işaretlendiği gibi ayrıntılar bu yolla değerlendirilir. Kedilerin birbirini görmeden de aynı alanı paylaşabilmesinin arkasında bu koku temelli mesajlaşma vardır. Yüz yüze gelmeden bilgi aktarımı, çatışmayı azaltan bir düzendir.
Kedi Hangi Durumlarda Bu Tepkiyi Verir?
Flehmen genellikle kedinin daha önce karşılaşmadığı ya da anlam yüklediği bir izle karşılaştığında ortaya çıkar. Eve yeni gelen bir çanta, dışarıda gezmiş bir ayakkabı, misafirin oturduğu koltuk, başka bir hayvanla temas etmiş bir kıyafet ya da bahçede bulunan bir nokta bu tepkiyi tetikleyebilir. Kedinin önce normal biçimde kokladığını, ardından ağzını araladığını fark edersiniz; bu sıralama tesadüf değil, kademeli bir inceleme yöntemidir.
Aynı davranış kedilerin birbirini tanıma sürecinde de görülür. Yeni bir kedi eve geldiğinde, mevcut kedinin onun yattığı yeri ya da kullandığı eşyayı bu şekilde incelemesi olağandır. Bu yüzden iki kediyi doğrudan karşılaştırmak yerine önce kokularını değiş tokuş etmelerine izin vermek, tanışmayı belirgin biçimde yumuşatır. Battaniye ya da bez değişimiyle yapılan bu hazırlık, kedilerin ilk temasta yaşayacağı gerilimi azaltır.
Kediler İçin Koku Neden Bu Kadar Merkezî?
Kedilerin görme duyusu hareketi yakalamak konusunda güçlüdür, ama ayrıntı ve renk açısından insan gözü kadar keskin değildir. Koku ise onlara zaman bilgisi verir: bir iz ne kadar tazedir, kim bırakmıştır, tehlikeli midir. Görme yalnızca o anı gösterirken koku geçmişi de anlatır. Bu nedenle kedi tanımadığı bir ortama girdiğinde önce bakmaz, koklar. Alanı koku haritasıyla kurduktan sonra rahatlar ve ancak o zaman keşfetmeye geçer.
Kedilerin yanaklarını, çenelerini ve kuyruk diplerini eşyalara ya da insanlara sürtmesi de aynı sistemin bir parçasıdır. Bu bölgelerdeki bezler, kediye ait kokuyu yüzeye bırakır. Böylece ev, kedinin kendi kokusuyla kaplı tanıdık bir alana dönüşür. Yoğun temizlik yapıldıktan, mobilya değiştirildikten ya da taşınıldıktan sonra kedilerin huzursuz olmasının nedeni budur; harita silinmiştir ve yeniden kurulması zaman ister.
Evde Kediye Koku Açısından Nasıl Davranmalı?
- Kedinin yattığı örtüyü ve yatağını aynı anda değil, sırayla yıkayın.
- Keskin kokulu temizlik ürünlerini kedinin yeme, uyuma ve tuvalet alanlarında kullanmaktan kaçının.
- Yeni eşyaları kedinin kendi hızında incelemesine izin verin, zorla yaklaştırmayın.
- Flehmen yaparken kediyi seslenerek ya da elleyerek bölmeyin.
- Yeni bir kedi getirecekseniz önce koku alışverişi yapın, karşılaşmayı sonraya bırakın.
- Taşınma sonrası kedinin kokusunu taşıyan eski eşyalardan en az birkaçını koruyun.
Yanlış Anlaşılan Bir İfade
Flehmen sırasındaki yüz ifadesi insana benzetildiği için sıklıkla yanlış okunur. Kedi o anda tiksinmiyor, şaşırmıyor ya da rahatsız olmuyordur; yalnızca elindeki veriyi işliyordur. Aynı ifade bir at ya da keçide görüldüğünde de anlam değişmez. Bu davranışı tanımak, kedinin evdeki tepkilerini yorumlamayı kolaylaştırır ve gereksiz endişeyi ortadan kaldırır. Bir kedinin ağzı aralık donup kalması, çoğu zaman evde yeni bir şeyin farkına vardığını gösteren en net işarettir.
Kedilerle kurulan ilişkinin büyük kısmı görsel işaretler üzerinden anlatılır: kuyruk duruşu, kulakların yönü, bakış. Oysa kedinin dünyayı asıl kurduğu duyu kokudur ve flehmen bu dünyanın en görünür anıdır. Bu ayrıntıyı fark etmek, evdeki düzeni kedinin duyularına göre kurmayı da kolaylaştırır. Koku bakımından öngörülebilir bir ev, kediler için güvenli bir evdir.